Translate

Gönül Erleri Bloğunda Ara

10 Nisan 2013 Çarşamba

CENNET İLE İLGİLİ AYET-İ KERİMELER - 8

C E N N E T
CENNET İLE İLGİLİ AYET-İ KERİMELER - 8
"Rabbinin huzurunda durmaktan korkan kimselere iki cennet vardır.
İki cennet de çeşit çeşit ağaçlarla doludur.
İkisinde de akıp giden iki kaynak vardır.
İkisinde de her türlü meyveden çift çift vardır.
Hepsi de örtüleri atlastan minderlere yaslanırlar.
İki cennetin de meyvesinin devşirilmesi yakındır.
Oralarda gözlerini yalnız eşlerine çevirmiş güzeller var ki,
bunlardan önce onlara ne insan ne de cin dokunmuştur.
Sanki onlar yakut ve mercandırlar.
İyiliğin karşılığı iyilikten başka bir şey midir?
Bu ikisinden başka iki cennet daha vardır.
Bu cennetler koyu yeşildirler.
İkisinde de durmadan fışkıran iki kaynak vardır.
İkisinde de her türlü meyveler, hurma ve nar vardır.
İçlerinde huyu güzel yüzü güzel kadınlar vardır.
Otağlar içinde sahiplerine tahsis edilmiş huriler vardır.
Bunlara onlardan önce ne bir insan ne bir cin dokunmuştur.
Yeşil yastıklara ve harikulade güzel döşemelere yaslanırlar."
(Rahmân Suresi / 46. Ayet'den, 76. Ayet'e kadar olan bölüm.)
(Bu bölümde her Ayet-i Kerime'den sonra
"Öyleyken Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?"
Ayet-i, tekrarlanıyor. Yukarıda o Ayet-i Kerime'yi yazmadık)
"(Hayırda) önde olanlar, (ecirde de) öndedirler.
İşte bunlar, (Allah'a) en yakın olanlardır,
Naim cennetlerinde.
(Onların) çoğu önceki ümmetlerden, birazı da sonrakilerdendir.
Cevherlerle işlenmiş tahtlar üzerindedirler,
Onların üzerlerinde karşılıklı olarak oturup yaslanırlar.
Çevrelerinde (hizmet için) ölümsüz gençler dolaşır.
Main çeşmesinden doldurulmuş testiler, ibrikler ve kadehlerle.
Bu şaraptan ne başları ağrıtılır, ne de akılları giderilir.
(Onlara) beğendikleri meyveler, canlarının çektiği kuş etleri,
iri gözlü huriler, saklı inciler gibi;
yaptıklarına karşılık olarak (verilir).
Orada boş bir söz ve günaha sokan bir laf işitmezler.
Söylenen, yalnızca "selam, selam" dır.
Sağdakiler, ne mutlu o sağdakilere!
Düzgün kiraz ağacı, meyveleri salkım salkım dizili muz ağaçları,
uzamış gölgeler, çağlayarak akan sular, sayısız meyveler içindedirler;
Tükenmeyen ve yasaklanmayan.
Ve kabartılmış döşekler üstündedirler.
Gerçekten biz hurileri apayrı biçimde yeni yarattık.
Onları, bakireler kıldık. Eşlerine düşkün ve yaşıt.
Bütün bunlar sağdakiler içindir.
Bunların birçoğu önceki ümmetlerdendir.
Birçoğu da sonrakilerdendir. 
(Vâkı'a Suresi 17. Ayet'den 40. Ayet'e Kadar)
"Eğer (ölen kişi Allah'a) yakın olanlardan ise,
ona rahatlık, güzel rızık ve Naim cenneti vardır.
Eğer o sağdakilerden ise,
Ey sağdaki! Sana selam olsun!"
(Vâkı'a Suresi 88. Ayet'den 91. Ayet'e Kadar)
"O gün, mü'min erkekler ile mü'min kadınları
nurları önlerinde ve sağlarında koşarken görürsün.
Bugün sizin müjdeniz içinde ebedi kalıcılar (olduğunuz)
altından ırmaklar akan cennetlerdir.
İşte ‘büyük kurtuluş ve mutluluk' budur."
(Hâdid Suresi / 12)
"Allah'a ve ahiret gününe iman eden hiçbir kavim (topluluk) bulamazsın ki;
Allah'a ve elçisine başkaldıran kimselerle
bir sevgi (ve dostluk) bağı kurmuş olsunlar.
Bunlar; ister babaları, ister çocukları, ister kardeşleri,
isterse kendi aşiretleri (soyları) olsun.
Onlar öyle kimselerdir ki (Allah) kalplerine imanı yazmış ve
onları kendinden bir ruh ile desteklemiştir.
Onları altlarından ırmaklar akan cennetlere sokacaktır;
orda süresiz olarak kalacaklardır.
Allah onlardan razı olmuş onlar da O'ndan razı olmuşlardır.
İşte onlar Allah'ın fırkasıdır.
Dikkat edin; şüphesiz Allah'ın fırkası olanlar
felah (umutlarını gerçekleştirip kurtuluş) bulanların ta kendileridir.
(Mücâdele Suresi / 22)
"Cehennem ehliyle cennet ehli bir olmaz.
Cennet ehli, isteklerine erişenlerdir."
(Haşr Suresi / 20
"O da sizin günahlarınızı bağışlar,
sizi altlarından ırmaklar akan cennetlere ve
Adn cennetlerindeki güzel konaklara yerleştirir.
İşte ‘büyük mutluluk ve kurtuluş' budur."
(Saff Suresi / 12)
"Sizi, toplanma günü için bir arada toplayacağı gün;
işte bu aldanma (teğabün) günüdür.
Kim Allah'a iman edip salih bir amelde bulunursa
(Allah) onun kötülüklerini örter ve içinde ebedi kalıcılar olmak üzere
altından ırmaklar akan cennetlere sokar.
İşte büyük ‘mutluluk ve kurtuluş (fevz)' budur."
(Tegâbun Suresi / 9)
"İman edip salih amellerde bulunanları,
karanlıklardan nura çıkarması için
Allah'ın apaçık ayetlerini size okuyan bir elçi de (gönderdik).
Kim iman edip salih bir amelde bulunursa
(Allah) onu içinde süresiz kalıcılar olmak üzere
altından ırmaklar akan cennetlere sokar.
Allah gerçekten ona ne güzel bir rızık vermiştir."
(Talak Suresi / 11)
"Allah; iman edenlere de, Firavun'un karısını örnek verdi.
Hani demişti ki: "Rabbim bana kendi katında cennette bir ev yap;
beni Firavun'dan ve onun yaptıklarından kurtar ve
beni o zalimler topluluğundan da kurtar."
(Tahrîm Suresi / 11)
"Tahtlar üzerinde bakıp-seyretmektedirler."
(Mutarfifîn Suresi / 23)
"Onları gördükleri zaman ise:
"Bunlar elbette şaşkın-sapıklardır" derlerdi."
(Mutarfifîn Suresi / 32)
"Şüphesiz, iman edip salih amellerde bulunanlara gelince;
onlar için altından ırmaklar akan cennetler vardır.
İşte büyük ‘kurtuluş ve mutluluk' budur."
(Bürûc Suresi / 11)

"O gün öyle yüzler de vardır ki, nimette (engin bir mutluluk içinde)dirler.
Harcadığı-çabadan dolayı hoşnuttur.
Yüksek bir cennettedir.
Orda anlamsız bir söz işitmez.
Orda ‘durmaksızın akan' bir kaynak vardır.
Orda ‘yükseklerde kurulmuş tahtlar da vardır;
Konulmuş (içecek dolu) kaplar, dizi dizi yastıklar
ve serilmiş yaygılar."
(Gaşiye Suresi / 8. Ayet-i Kerime'den, 16. Ayet-i Kerimeye Kadar.
"Ey mutmain (tatmin bulmuş) nefis;
Rabbine, hoşnut edici ve hoşnut edilmiş olarak dön.
Artık, kullarımın arasına gir.
Cennetime gir."
(Fecr Suresi 27. Ayet-i Kerime'den 30. Ayet'i Kerimeye Kadar.)
"İman edip salih amellerde bulunanlar ise;
işte onlar da yaratılmışların en hayırlılarıdır.
Rableri katında onların ödülleri,
içinde ebedi kalıcılar olmak üzere altından ırmaklar akan Adn cennetleridir.
Allah onlardan razı olmuştur,
kendileri de O'ndan razı (hoşnut memnun) kalmışlardır.
İşte bu Rabbinden ‘içi titreyerek korku duyan kimse' içindir."
(Beyyine Suresi / 7, 8)

RİYÂZÜ'S SÂLİHÎN'DEN HADİS-İ ŞERİFLER ♥ ✿ܓ ♥ EMÂNETİ YERİNE GETİRMEK - 1

RİYÂZÜ'S SÂLİHÎN'DEN HADİS-İ ŞERİFLER 25- باب الأمر بأداء الأمانة EMÂNETİ YERİNE GETİRMEK - 1 Âyet-i Kerimeler:      1. “...

Gönül Erleri Blogu'na Üye Olabilirsiniz...

Gönül Erleri Blogumuza Email Abonesi Olmak İster misiniz?